Gökkuşağı Forumu

Türkiye, eşcinselliği suç olmaktan çıkaran ilk ülkelerden biri mi?

Perşembe, 5 Mart 2009

Eşcinsellik, Türkiye’de yasalarca suç sayılmıyor. Peki, bu ne zamandır böyle? Ben herhangi bir yazıda veya sohbette Osmanlı’da ve cumhuriyetin ilk dönemlerinde eşcinselliğin yasalardaki yerine dair bir bilgiye şahit olmadım. Ulaşabildiğim iki kaynaktan faydalanarak eşcinselliğin yasalarda cezalandırılabilir suçlar kapsamından çıkarıldığı tarihi göstermeye çalışacağım.

İlk kaynak John Lauristen ve David Thorstand’in1 yazmış olduğu “Erken Eşcinsel Hakları Hareketi” adlı kitap. 1864-1935 yılları arasında eşcinsel hareketi anlatıyor. Kitabın 38-41 sayfalarında Magnus Hirschfeld’in2 1929 yılında İngiltere’de düzenlenen uluslararası kongrede yaptığı konuşması veriliyor. Konuşma Kurt Hiller tarafından yazılmış. Başlığı; ‘Zulme uğrayan insan gurubu adına çağrı’.
 
Hirschfeld konuşmasına şöyle başlıyor; “Savaştan sonra bazı Avrupa ülkeleri yeni cinsel hukuk yasası yapmaya başladılar. Yeni yasa Rusya, Danimarka ve Türkiye’de tartışılmış ve yürürlüğe konmuştur. Almanya, Avusturya, İtalya, Çek-Slovakya, İsviçre’de yeni yasalar tartışılmaktadır. Rusya’nın yeni yasalarında, evlilik dışı ilişki, eşcinsel ilişki, ensest, sodomi, nikâhsız birliktelikler cezalandırılabilir suçlar listesinden çıkarılmıştır.”
 
Üç ülkede değişiklik yapılmış, bazılarında halen yeni yasa üzerinde çalışılıyor ve Rusya’da yapılan yeni yasanın kapsamı belirtiliyor. Konuşmanın ve kitabın devamında Danimarka ve Türkiye’de yapılan yeni yasaya dair daha fazla bilgi yok. O sıralarda Rusya’da Ekim 1917 komünist devrimi yeni olmuştu ve eşcinselliğin devrimle beraber suç olmaktan çıkarıldığı bariz.
 
Fakat Türkiye’ye bakınca hangi yasanın hazırlanışında eşcinsellik suç olmaktan çıkarılmış olabileceğini tahmin etmek kolay değil. Medeni kanun İsviçre’den, ceza kanunu İtalya’dan alınmıştı ama her ikisi de 1926’da yürürlüğe girmişti. Hirschfeld konuşmasına göre zaten henüz İtalya’da yeni yasa yürürlüğe girmemiş, İsviçre’de ise yeni bir yasa gundemde değil. Türkiye, İtalya ve İsviçre’nin önünde gidiyor.
 
Hirschfeld’in konuşmasından bu üç ülkede eşcinselliğin suç sayıldığını ama sonradan yapılan değişiklikle suç kapsamından çıkarıldığı sonucuna varıyoruz ama gerçekte böyle olmayabilir. Avrupa ülkelerinde sodomi kanunlarının 15. yüzyıldan beri mevcut, ama Osmanlı kanunlarında eşcinsellik Avrupa’daki gibi suç olarak geçiyor muydu? Bunu bilmiyoruz. Yani eşcinsellik bir zamanlar suç sayılıyordu da yapılan yeni kanunlarda suç olmaktan çıkarılmış mıydı? Yoksa aslında Osmanlı hukukunda hiç bir zaman suç sayılmadığı halde yeni düzenlemelerde de suç olarak gösterilmeyince Hiller ve Hirschfeld bunu eşcinsellik suç olmaktan çıkarıldı diye mi anlayıp yorumladılar?
 
Ayrıca Hirschfeld’ın konuşmasından yasa değişikliği cumhuriyet döneminde mi gerçekleşmiş yoksa Osmanlı’nın son döneminde mi, kestiremiyoruz.
 
Yukarıdaki sorulara cevap bulabilmek, Osmanlı hukukunda eşcinsellik üzerine kaynak var mı diye baktığımda ikinci çalışmaya ulaştım3. William A. Percy’in “Eşcinsellik ve Holokast” raporu 4. Bu rapor internet ortamında mevcut. Kitapta başka bir Almanca kitap5 kaynak gösterilerek eşcinselliğin suç olmaktan çıkarıldığı ülkelerin listesi verilmiş ve Percy kaynakçada şu ifadeye yer vermiş; 1 Ocak 1913 itibariyle sıralanan ülkelerin hukuk sistemlerinde eşcinselliği suç sayan yasalar yürürlükten kaldırılmıştır: Hollanda, Portekiz, Fransa, İtalya, Lüksemburg, Sırbistan, İspanya, İsviçre (Cenevre, Tessin, Waadt, Wallis kantonları) ve Türkiye6.
 
Ülkeler birinci kaynakla çelişse de Osmanlı Türkiye’si iki listede de yer alıyor. Şunu net olarak görüyoruz ki eşcinselliğin suç sayılmadığı yasalar ya da suç sayan yasaların yürürlükten kaldırılması Osmanlı’nın son yıllarında yapılıyor, yani cumhuriyet döneminde değil. Muhtemelen de Cumhuriyet dönemi de yeni yasaları miras ediniyor. Belirtilen kaynak ayrıca Osmanlı zamanında eşcinselliğin yasalarda suç sayıldığı ihtimalini güçlendiriyor. Muhtemelen eşcinselliği suç sayan bir yasa vardı ve bu yasa büyük ihtimalle İkinci Meşrutiyet’te (1908) ya da hemen öncesi veya sonrasında yasalardan çıkarıldı.5
 
Bilindiği gibi Osmanlı Türkiyesi yalnız Müslüman bir ülke değil, aynı zamanda hilafeti taşıyan ülke olarak dünyadaki Müslüman ülkelerin lideri konumundaydı. İki kaynak bize hilafetin sahibi Osmanlı Türkiyesi dünyada eşcinselliği suç olmaktan çıkaran ilk ülkelerden biri olduğunu belirtiyor7.
 
Kaynaklar ve dipnotlar:
 
1. John Lauritsen ve David Thorstad (1974). The Early Homosexual Rights Movement: (1864-1935). Times Change Press Newyork, p 91.
 
2. Magnus Hirschfeld, Eşcinsellerin özgürlüğü için çalışan ilk organizasyon olan Bilimsel İnsanlık Grubunun (Scientific Humanitarian Committee) kuruluşu 1897’den nerdeyse kapanışına kadar ki 35 yıllık sürecin çoğunluğunda grubun başkanlığını yapmıştır.
 
3. Konuyla alakalı bir kitaba daha ulaştım, Osmanlı döneminde seks üzerine. Bazı mahkeme (Kadı) kararları kitapta listelenmiş, eşcinselliğe de değinilmiş ama hukuki duruma ne kadar girildiğini bilemiyorum. Osmanlı’da hukuki ve toplumsal eşcinselliğin konumunu anlamak için bakılabilir. Dror Ze'evi (2006) Producing Desire: Changing Sexual Discourse in the Ottoman Middle East, 1500-1900. Univ. California Press, Berkeley and Los Angles, USA.
 
4. William A. Percy. Homosexuality and the Holocaust
http://www2.huberlin.de/sexology/BIB/Homosexuality_and_the_Holocaust.htm#_note-6
 
5. Magnus Hirschfeld (1914). Die Homosexualität des Mannes und des Weibes, pp. 842-54, Berlin.
 
6. İngilizce ifadeyi aynen ekliyorum: “According to Magnus Hirschfeld, Die Homosexualität des Mannes und des Weibes (Berlin, 1914), pp. 842-54, the following European jurisdictions had repealed the laws against homosexual conduct as of 1 Jan. 1913: Belgium, France, Italy, Luxemburg, Monaco, Montenegro, the Netherlands, Portugal, Romania, Serbia, Spain, the Swiss cantons of Geneva, Tessin, Waadt, and Wallis, and Turkey.”
 
7. Hangi yasanın hangi tarihte değiştiği Osmanlı’nın son on yılındaki arşivlerden, Bilimsel İnsanlık Grubunun (Scientific Humanitarian Committee) yıllık yayınladığı raporlardan ve Magnus Hirschfeld’in (kaynak 5) çalışmasından öğrenilebilineceğini düşünüyorum.