Yaşam / Ekoloji

“Devlet Toplumsal Mücadeleyi Genişletmeye Çalışanlara Ayar Vermek İstedi!”

Çarşamba, 23 Mayıs 2012
Haber: Kaos GL
Devlet, hayvan hakları ve özgürlüğü hareketinin diğer ezilen gruplarla dayanışma içerisine girerek toplumsal mücadele kulvarlarını genişletme çabasına ’ayar’ vermek istedi!
 
Yeryüzüne Özgürlük Derneği üyeleri, 1 Mayıs’ta yaşanan olaylar gerekçe gösterilerek yapılan göz altılara tepki gösterdi. Dernek üyeleri, operasyon sırasında dernek toplantı notlarında yer alan “Kürk fuarı protestosunun” polis tarafından “Kürt fuarı protestosu” olarak tutanaklara kaydedildiğini ve gözaltındayken polis tarafından sorulduğunu belirtti.
Yeryüzüne Özgürlük Derneği üyeleri, 1 Mayıs İşçi Bayramı’nda yaşanan olaylar gerekçe gösterilerek, polis tarafından yapılan baskınları ve 60′a yakın kişinin gözaltına alınmasına ilişkin İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi’nde basın toplantısı düzenledi. Vegan ve vejetaryenlerden oluşan 15′e yakın hayvan hakları savunucusuna düzenlenen ve Türkiye’de hayvan hakları savunucularına yönelik ilk “terör” operasyonu olarak bilinen gözaltıları kınayan dernek üyeleri adına açıklama yapan Özge Özgüner, “1 Mayıs’ta yaşanan olaylarla ilgili olarak emniyetçe yapılan soruşturma ve sorgulamalarda gözaltına alınan kişiler, ‘terör örgütü’ kurmak, üyesi olmak ve bölücülüğü ima eden faaliyetlerle suçlanmış, soruşturmada ısrarla yasadışı bir örgütün varlığı aranmıştır” dedi.
 
Gözaltına alınan kişilerin birbirini tanımadığını belirten Özgüner, dernek toplantı notlarında yer alan “Kürk fuarı protestosu” ibaresinin tutanaklara “Kürt fuarı protestosu” olarak geçirildiğine dikkat çekti. Yaşanan gözaltı sırasında evlerde bulunan hayvanların polislerce tekmelendiğini ifade eden Özgüner, “Ayağı kırık bir yavru kedi Terörle Mücadele ekiplerince sokağa atılmıştır. Başka bir kişinin sorumluluğundaki balıkların da ölüme terk edildiği bilinmektedir” diye aktardı. Derneğin İstanbul Valiliği’ne kayıtlı resmi bir dernek olduğunu belirten Özgüner, dernek üyelerinin teknik takipte bulunduğunu da belirtti. Burak Özgürner ise, evinde bulunan notlarda geçen “KCK basın açıklaması” ifadesi nedeniyle kendisine “Kürt müsün?”, “Kürtçe biliyor musun?” gibi sorular yöneltildiğini ifade etti. Burak Özgüner, yine evinde bulunan Ermenice Jamanak Gazetesi’ne de el konulmak istendiğini, ancak polisleri engellediğini sözlerine ekledi.
 
“Devlet toplumsal mücadelenin genişlemesinden korkuyor”
 
Arzu Aydoğan ise, dernek üyeleriyle birlikte gözaltına alınan kişilere suçlu muamelesi yapıldığını belirterek, erişime açık olan bilgilerin saptırılarak gözaltı süresi boyunca insanlara psikolojik bir yıkım yaşatılmaya çalışıldığını söyledi.
 
Aydoğan, muhalif kesimleri susturmaya ve tasfiye etmeye yönelik Terörle Mücadele Yasası ve Özel Yetkili Mahkemelerden, vegan/vejetaryan yaşam biçimini benimseyen dernek üyelerinin de nasibini aldığını kaydetti.
 
Devlet ve hükümetin, son yaşanan gözaltı ve tutuklamalarla muhalifleri susturmaya ve baskı altına almaya yönelik girişimlerinin vazgeçmeyeceğini gösterdiğini belirten Aydoğan şunları söyledi: “Bu operasyon ve komplo da sadece derneğimizi değil, son yıllarda yükselen, ivme kazanan antiotoriter ve özgürlükçü eğilimleri de içeren geniş bir yelpazeyi kapsamakta, devletin, şiddetini anarşistlere, antiotoriterlere, hayvan hakları savunucularına ve ekolojistlere de nihayet yönelttiğini göstermektedir.”
 
Aydoğan, devletin ve kapitalizmin yörüngesinden çıkmayan elitist hayvan hakları hareketinde yaşanan radikal kırılmanın bir sonucu olarak bu hareketin politize olmasından rahatsız olduğuna işaret etti, “Hayvan hakları ve özgürlüğü hareketinin diğer ezilen gruplarla dayanışma içerisine girerek toplumsal mücadele kulvarlarını genişletmesinden büyük endişe duyarak bu operasyona ve komploya, derneğimizi de katmış, derneğimiz üzerinden çevremize ve bizlerle benzer düşüncelere sahip kesimlere de ’ayar’ vermek istemiştir” dedi.