İnsan Hakları / Mülteci

LGBTİ mülteciler çoklu ayrımcılık yaşıyor

Perşembe, 16 Şubat 2017

Kaos GL Derneği, “Türkiye'deki LGBTİ Mültecilerin İnsan Haklarını Geliştirmek” projesi kapsamında 7 ilde 300 mülteci ile görüşmeyi planlıyor.

                                                       Fotoğraf: Semih Varol 

Kaos GL’nin Birleşmiş Milletler Yüksek Komiserliği ile birlikte yürüteceği “Türkiye'deki LGBTİ Mültecilerin İnsan Haklarını Geliştirmek” isimli mülteci projesini, proje ekibi ile konuştuk. 2007 yılından bugüne mülteciler üzerine çalışan Kaos GL, bu yeni projesi ile yasal ve sosyal danışmanlık, ulusal ve uluslararası farkındalık ve LGBTİ mültecilere yönelik eğitimlerle hem kominiteyi güçlendirmeyi amaçlıyor hem de Türkiye’de yaşayan LGBTİ mültecilerin insan haklarını geliştirmeyi umuyor.

Projenin asistanı Sengül Kılınç, projenin amacını Türkiye’de yaşayan LGBTİ mültecilerin hukuki hizmetlere erişimindeki engellere ve insan hakları ihlallerine işaret etmek olduğunu ifade etti. Kılınç, projenin aynı zamanda Türkiye’deki LGBTİ mültecilere yönelik ulusal ve uluslararası farkındalığı arttırmayı hedeflediğini belirtti. Proje asistanı Kılınç, proje kapsamında gerçekleşecek eğitim ve sosyal etkinlikler yoluyla söz konusu komüniteyi güçlendirmeyi de planladıklarını ekledi.

300 mülteci ile yüz yüze görüşme hedefleniyor

Türkiye'de yaşayan LGBTİ mültecilerin insan haklarını geliştirmeyi amaçlayan proje kapsamında 7 ayrı ile gidilecek ve bu illerde 300 kişiyle yüz yüze görüşme sağlanacak. Kılınç, bu kapsamda gidilecek illerin, LGBTİ’lerin yoğun olarak yaşadıkları; Denizli, Eskişehir, Yalova, Burdur, Isparta, Kayseri ve Adana olduğu bilgisini verdi.

Sengül Kılınç, projeye dâhil olan eğitimlerin, hak ve hizmetlere erişim, sağlık, sosyal hizmet-yardım ve çalışma hakkı konularında yoğunlaşacağını ifade etti. Bu sayede mülteci LGBTİ’lerin üçüncü ülkeye geçene dek Türkiye’de yaşayacakları süreyi daha güvenilir biçimde yaşamalarının hedeflendiğini ifade etti.

Mülteciler için eğitimler ve futbol maçları düzenlenecek

Projenin sosyal hizmet uzmanı Koray Arkadaş’a, projenin neyi hedeflediğini sorduk.

Mülteci LGBTİ’lerin çoklu ayrımcılığa uğradığının altını çizen Koray Arkadaş, proje ile onların ikamet ettikleri yerde, temel haklarına erişimlerini ve sosyal ağlara ulaşmalarını sağlayacaklarını ifade etti. Arkadaş,  proje kapsamında görüşecekleri 300 LGBTİ mülteci ile Türkiye’ye geliş nedenleri, Türkiye’ye geldiklerinde yaşadıkları ayrımcılıkları konuşacaklarını ekledi.

Kaos GL’nin yeni mülteci projesi kapsamında Mayıs ayında Denizli’de, Haziran ayında Yalova ve İstanbul’da ve Temmuz’da ise Eskişehir’de olmak üzere 8 eğitim düzenleyeceğini belirten Arkadaş, bu eğitimlerin LGBTİ mültecilerin Türk yasal sistemindeki hak ve yükümlülükleri, mülteci hakları, cinsel sağlık ve cinsiyet geçiş süreci hakkında olduğunu ifade etti.

Ayrıca eşcinsel olduğu gerekçesiyle meslekten men edilen Hakem Halil İbrahim Diçdağ’ın hakem olarak katılacağı bir futbol maçı düzenlenecek. Yaklaşık 50 katılımcı ile düzenlenmesi planlanan futbol maçının ardından yemek organizasyonu da olacak.

Arkadaş, proje kapsamında, Ağustos ayında proje ekibi Pembe Hayat’tan eğitimci ve aktivistler ile saha ziyaretlerini ve eğitimleri değerlendirecek ve saha ziyaretlerinden elde edilen veriler tasnif edileceğini bildirdi. Projenin kapanış toplantısı ise proje ekibi ve KAOS GL Finans Koordinatörünün katılımıyla Aralık ayında gerçekleşecek. Sosyal çalışmacı Arkadaş, ayrıca tüm faaliyetlerin raporlanacağını belirtti.

Yasalar korumuyor, LGBTİ’ler mülteciler çoklu ayrımcılığa uğruyor

Proje koordinatörü Avukat Hayriye Kara ile Türkiye’deki yasal durumun, LGBTİ mültecilere etkisini konuştuk.

Kara, Türkiye’de Türk Silahlı Kuvvetleri mevzuatı ve Ceza İnfaz Yasası haricinde, LGBTİ’lere yönelik açıktan ayrımcı bir yasal düzenleme bulunmadığını ancak mevzuatta “kamu ahlakı”, “müstehcenlik” ve “Türk aile yapısı” gibi ifadelerin LGBTİ’lerin temel haklarını kısıtlamak amacıyla kullanılabildiğini hatırlattı. Mevzuatın LGBTİ’lere açıktan ayrımcı olmadığını ifade eden Kara şöyle devam etti: “cinsel yönelim, cinsiyet kimliği temelli ayrımcılık ve nefret ile mücadeleyi hedefleyen herhangi bir yasal düzenleme de bulunmuyor”.

Sonuç olarak, Türkiye’deki hâkimler ve hükümet görevlileri, kanundaki üstü kapalı maddelerden LGBTİ’lere karşı ayrımcı sonuçlar doğuracak şekilde aktif biçimde faydalanıyor ve uluslararası sözleşmeleri izleyen organların tavsiyelerini dikkate almaktansa, LGBTİ’leri suçluyor. LGBTİ mülteciler de hem Türkiye’deki bu somut durum nedeniyle hem de mülteci olmaları nedeniyle çoklu ayrımcılığa maruz kalıyor.

Hayriye Kara, bu proje ile Türkiye’deki LGBTİ mültecilerin gündelik hayatta karşılaştıkları ayrımcılığa ışık tutmayı ve ikamet ettikleri şehirlerde temel haklara, resmi organlara ve sosyal ağlara erişimlerini kolaylaştırmayı umduklarını söyledi. 

“Tekin Olmayı” Beklerken: LGBTİ Mültecilerin Ara Durağı Türkiye