İnsan Hakları / Çalışma Hayatı

DİSK: Kadın ve genç işsizliği hızla yükseliyor

Cuma, 16 Haziran 2017

DİSK Araştırma Enstitüsü (DİSK-AR) Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinin ortaya koyduğu kadın ve genç işsizliğinin yükselişine dikkat çekti

Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Enstitüsü (DİSK-AR) Türkiye İstatistik Kurumu TÜİK’in 15 Haziran’da açıkladığı Mart 2017 dönemi Hane Halkı İşgücü Araştırması sonuçlarını değerlendirdi.

DİSK-AR'dan yapılan açıklamada, Mart döneminde özellikle kentsel kadın ve genç işsizlik türlerindeki artışın yüksek oranına dikkat çekildi.

TÜİK tarafından yapılan Hane Halkı İşgücü Anketi sonuçlarına ilişkin DİSK-AR’ın yaptığı açıklamada, Mart 2014 döneminde 23.4 olan kentsel kadın işsizliğinin Mart 2017 döneminde 5.8 puan artarak 29.2’ye yükselmesinin altı çizildi ve eklendi: “Standart işsizlik oranı işsizliğin bütün boyutlarıyla anlaşılması için yeterli olmuyor. Bu işsizlik oranı tarım ve tarım dışı, cinsiyet ve yaş farkı gözetmeksizin ortalama işsizliği yansıtıyor.”

İşsizliğin kadınlarda ve gençlerde çok daha yüksek seyrettiğini söyleyen DİSK-AR’ın değerlendirmesinden satır başları şöyle sıralanıyor.

“Kadın ve genç işsizlik türlerinin tamamında gerçekleşen yükseliş, en çok genç kadın işsizliğinde görüldü.

“2014 yılında yüzde 18.8 olan genç kadın işsizliği 6.2 puan artış göstererek yüzde 25’e yükseldi.

“Özellikle kentsel kadınlarda yoğunlaşan işsizlik oranları bu dönemde de artış eğilimi gösteriyor.

“Geniş tanımlı işsiz sayısı ise son dört yılın aynı dönemlerine göre en yüksek seviyeye ulaşmış durumda.

“Geniş tanımlı işsiz sayısı 593 bin kişi artarak yüzde 19.5 olarak gerçekleşti. Mart 2014’te 6 milyon 41 olan geniş tanımlı işsizlik yaklaşık 500 bin kişilik artışla 6 milyon 525 bine ulaştı.

“650 bin işsiz ise iş bulma ümidini kaybetmiş durumda.

“Herkesin çalışması için, herkesin daha az çalışması”

DİSK’in, işsizliğin azaltılması ve istihdamda kalıcı ve güvenceli artış sağlanmasına yönelik önerileri şunlar:

“Herkesin çalışması için, herkesin daha az çalışması" ilkesi doğrultusunda haftalık çalışma süresi gelir kaybı olmaksızın 37.5 saate, fazla mesailer için uygulanan yıllık 270 saat sınırı, 90 saate düşürülmelidir.

“Uluslararası çalışma normları doğrultusunda herkese en az bir ay ücretli yıllık izin hakkı tanınmalıdır.

“İstihdam artışlarında kamunun payı dikkate değerdir. Kamu istihdamının artırılması, kamuda eğreti ve güvencesiz çalışma biçimleri yerine, kadrolu ve güvenceli istihdam artışının sağlanması yaşamsal önemdedir. Kamu girişimciliği ve hizmetleri istihdam yaratacak şekilde yeniden ele alınmalı ve kamuda personel açığı derhal kapatılmalıdır.

“Güvencesiz çalışma biçimlerine son verilmeli, tüm taşeron işçilere kadro verilmelidir. Kamu taşeron işçileri kamu işçisi olarak kadroya alınmalıdır.

“Uluslararası Çalışma Örgütü ILO’nun "insana yaraşır iş" yaklaşımı temelinde herkese güvenceli ve nitelikli işler sağlanmalıdır.

“Kiralık işçilik yasası (6715) Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmelidir.

“Sendikal hak ve özgürlüklerin kullanımı güvence altına alınmalı, sendikal barajlar kaldırılmalı, herkesin sendika hakkını özgürce kullanabilmesi için gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır.

“Toplum yararına çalışma programları kapsamında çalıştırılanlar daimi işçi statüsüne geçirilmelidir.

“İş başında eğitim adı altında çırak ve stajyerlerin ucuz işgücü deposu olarak kullanılması uygulamasına son verilmelidir.

“İşsizlik Sigortası Fonunun amaç dışı kullanımına son verilmelidir

“Kadın istihdamının artırılması ve işsizliğinin azaltılması için işgücü piyasalarındaki cinsiyetçi uygulamalara son verilmeli, ev içi bakım hizmetleri devletin gereken nitelikli, yaygın ve ücretsiz bakım hizmetlerini sağlaması ile kadının üzerinden alınmalıdır.”