Gökkuşağı Forumu

İçimizde ne yaşıyoruz?

Pazartesi, 7 Ağustos 2017

Kimin neleri atlattığını bilemiyorken yapabileceğimiz en mantıklı şey herkesi travmalara rağmen hayatta kalan kişiler olarak görmektir belki de.

Hepimizin içinde mücadele ettiği bir şey vardır elbet. Mesela benim en büyük sorunum en karanlık geçmişimi neredeyse kimsenin bilmemesi. Oysaki kendimden bahsetmeyi sevdiğim için kimse de benim bir sır sakladığımı düşünmez kolay kolay. Elbet sen de öylesindir. Haksız mıyım? Belki de etrafındaki insanlar da öyledir. Belki ailenden biri? Ya da en yakın arkadaşın? Sevgilin? Kolin? Elbet en az birisinin hiç bilmediğin bir mücadelesi, kötü ve kaçamadığı bir anısı vardır.

Dünya bir kütüphane ve her birey bir kitap. Bazı sayfalarda okumak istemeyeceğimiz kadar kötü paragraflar olabilir. Bu ihtimali göz önüne alarak hareket etmeliyiz. Herkesin hayat mücadelesi farklıdır ve birbirinden 'kolay-zor', 'iyi-kötü', 'güzel-çirkin' diye ayırt edemeyiz.

Kimin neleri atlattığını bilemiyorken yapabileceğimiz en mantıklı şey herkesi travmalara rağmen hayatta kalan kişiler olarak görmektir belki de. Böylece kimseye özel davranıp geçmişini de hatırlatmayız hem de kimsenin yarasına yanlışlıkla tuz basmayız. Hem bu kişinin alanını daraltma riskimizi de azaltır bence. Çünkü çoğumuzun alışık olduğu şey birini tanırken özeline müdahil olmaktır genellikle ama eğer herkesin kişisel deneyimlerine olabildiğince saygı duyarsak yanlışlıkla kimsenin alanına da müdahil olmayız bence.

Birini üzgün görünce çoğu kişi "Ne oldu?" diye sorar, bence bu yanlış. Kişiye o an ne olduğunu sormak belki de onu zedeler, bunu kendimden biliyorum. Daha çok ona destek olduğunuzu belli etmek ve nasıl hissettiğini sormak ya da sakinleşene kadar sadece varlığınızı hissettirmeniz en iyisi olur.

Basit bir örnek vereceğim. Bazı insanlar sebepsiz yere mutsuz olabilir veya hıçkıra hıçkıra ağlayabilir. Bu insanlara neden mutsuz olduğunu sormak onları daha da dibe çeker, çünkü onlara çok da geçerli olmayan bir mantığı dayatırsınız; ‘mutsuz olmak için geçerli bir sebebin olmalı’. Hayır, böyle bir şeye gerek yok.

Bazen "sebepsiz" bir şekilde ağlarız bazen de görünmeyen ama derin olan yaralarımızla kahkaha atarız. Belki uzun kollu kıyafetler giyen arkadaşınız kendini kesiyordur. Ya da fazla konuşan arkadaşınız asıl sorunlarını içine atıyordur. Belki de sesli gülen sevgiliniz geceleri daha sesli bir şekilde ağlıyordur. Ya da gayet "sıradan" olan koliniz kimseden yardım almadan hayata tutunuyordur.

Hayata tutunmak... Bir zorunluluk gibi geliyor, bence değil. İntihar bir haktır. Meraklı ya da umutlu olanlar "Bakalım yarın ne olacak?" diyerek hayata tutunuyorlar ve genellikle "yarın" güzel bir şeyler oluyor.

Belki dün berbattı belki de bugün öyle ama yarın mükemmel olabilir. İstediğin her şey olabilir. Unutma, yarın olmazsa bunun ertesi günü de var.

*KaosGL.org Gökkuşağı Forumu’nda yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. Yazının KaosGL.org’ta yayınlanmış olması köşe yazılarındaki görüşlerin KaosGL.org’un görüşlerini yansıttığı anlamına gelmemektedir.