Yaşam / Din/İnanç

Eşit evlilik yok! Müftülere nikâh yetkisi kimin evliliğini kolaylaştıracak?

Çarşamba, 9 Ağustos 2017

Müftülere nikâh yetkisi, hak değil, laikliği zedeleyen ve suistimalle açık bir uygulama.

Evlendirme yetkisi bulunan görevlilere il ve ilçe müftülerinin eklenmesini öngören tasarı Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı'na sunuldu. Feminist ve kadın örgütlerinin laiklik ilkesine ve kadın haklarına aykırı olduğu için tepki gösterdiği tasarı, hükümet tarafından evlendirme işlemlerinin kolaylaştırılması gerekçesi ile savunuluyor.

“Tasarı geri çekilmeli”

“Nüfus Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Tasarı” içinde yer alan “müftülere nikâh yetkisi” 25 Temmuz Salı günü Meclis’e sunuldu. Müftülere nikâh yetkisi verilmesinin laiklik ihlali olacağı, toplumdaki ayrışmayı hızlandıracağı ayrıca çocukların erken yaşta evlendirilmesini kolaylaştıracağını belirten kadın örgütleri tasarının geri çekilmesi için çağrıda bulunuyor, tasarı çekilmezse Türkiye genelinde eylemler gerçekleştireceklerini ifade ediyor.

Hükümet ısrarcı

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, sosyal medya hesabında tasarının laiklik ilkesi gereği olduğunu ileri sürdü. Bozdağ’ın açıklaması tasarının geri çekileceğine dair bir sinyal vermezken, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, müftülere resmi nikâh kıyma yetkisi verilmesinin erken yaşta evliliklerin önüne geçeceğini ve kadın haklarını güvence altına alacağını savunuyor.

“Din görevlilerine resmi nikâh kıydırmak inanç özgürlüğü değil”

İnanç Özgürlüğü Girişimi’nden Dr. Mine Yıldırım Bianet’e konuyu değerlendirdiği yazısında, din görevlilerine resmi etkisi olacak dini nikâh kıydırma hakkının inanç özgürlüğü hakkı kapsamında olmadığını ifade ediyor. Yıldırım bu durumu, “Devletler bireylerin inançlarını dini nikâh uygulaması yoluyla açıklama hakkını koruma yükümlülüğüne sahipken buna bir resmiyet kazandırma yükümlülüğüne sahip değil” cümleleriyle açıklıyor.

Dr. Yıldırım, kişilerin resmi geçerliliği olan dini nikâh yaptırmak için baskı hissedebileceği kaygısına dikkat çekiyor: “Hayatın her alanında çevre baskısının etkili olduğu bir toplumda bu kaygının yersiz olduğunu düşünülemez.”

Yıldırım yazısında, hükümet tarafından yapılan bazı açıklamalarda papazların veya hahamların nikâh kıyabildikleri, müftülerin de kıyabilmesi gerektiği sözlerine istinaden, papaz veya haham tarafından kıyılan dini nikâhın da resmi geçerliliğinin bulunmadığına işaret ediyor.

“Aynı yetki, rahip, haham, dedelere verilecek mi?”

Tasarının birçok yeni ve cevaplanmamış soruyu ortaya çıkardığını belirten Dr. Mine Yıldırım, evlendirme işlemi için müftülüklerin yeterli bir kapasitesinin olup olmadığını, müftülerin evlendirme memurlarından beklenen cübbe giyilmesi gibi kurallara uyup uymayacakları ve İslam dinine göre vekâleten nikâh mümkünken, resmi nikâh için vekâleten nikâh mümkün olmaması durumunda ne olacağını soruyor.

Dikkat çektiği diğer bir konu bir dinin din görevlisine verilen bu yetkinin diğer dinlerin, rahip, haham, dedeler ve dilendiği takdirde ateist veya farklı grupların uygun göreceği kişiler için de verilip verilmeyeceğini soruyor.

Heteroseksist evliliği "kolaylaştırmak" da ayrımcıdır

Tüm bu yanıtsız sorulara rağmen hükümet, “müftülere nikâh yetkisi” ile resmi nikâha teşvik ve evlendirme işlemlerini kolaylaştırma amacını güttüğü ileri sürüyor. Sadece heteroseksüel ilişkileri tanımlayan heteroseksist evliliği sözde kolaylaştırmanın kendisinin de ayrımcı olduğunu hatırlatmak gerekiyor. LGBT’lerin sırf cinsel yönelimleri ve cinsiyet kimlikleri nedeniyle birlikteliklerinin kayıt altına alınmaması ve bu birliktelikler üzerinden heteroseksüel evli çiftlere tanınan haklar ve hizmetlerden faydalanamaması eşitsizliğine karşı kılını kıpırdatmayan hükümetin gündemine “evliliği kolaylaştırmak” gerekçesi ile “müftülere nikâh yetkisi”ni alması bir hak değil, laikliği zedeleyen ve suistimalle açık bir uygulamadır.