İnsan Hakları / Nefret Suçları

Isparta’da trans kadının cezaevinde ‘intihar ettiği’ iddiası

Cuma, 27 Ekim 2017

Isparta’da tutuklanan, yerel medyanın hedef gösterdiği bir trans kadın cezaevinde ölü bulundu. Yerel medya ‘intihar ettiğini’ yazdı. KaosGL.org’un ulaştığı bilgilere göre trans kadının sosyal ve ekonomik destek talebi cevapsız kaldı.

UYARI: Bu haber şiddet ve intihar iddiasına ilişkindir. Detaylara girilmese de yaşananlar aktarılmaktadır. İçerik daha önce şiddete, ayrımcılığa, nefrete uğrayan ya da şahit olan kişiler için o anları tetikleyebilir, travmatik etkiler yaratabilir. Böyle bir durumda size destek olabileceğini düşündüğünüz ruh sağlığı uzmanına ulaşabilir, şehrinizdeki LGBTİ oluşumu ile bağlantıya geçebilir veya destek için danisma@kaosgl.org a mail atabilirsiniz.

Isparta’da tutuklandıktan sonra yerel medyanın hedef gösterdiği trans kadın Tamara, cezaevinde ölü bulundu. İki kişiyi gasp ettiği iddiasıyla tutuklanan Tamara hakkında aralarında bomba32.com ve haber32.com sitelerinin de olduğu yerel medya kuruluşları, “Gaspçı travesti tutuklandı” başlıklarıyla haber yapmış; tutuklanan trans kadının fotoğraflarını “İşte o travesti” diye servis etmişti.

22 yaşındaki trans kadın 3 gündür tutuklu bulunduğu Isparta E Tipi Cezaevi’nde ölü bulundu. Trans kadını daha önce hedef gösteren yerel medya, “Cenazesi otopsi için Süleyman Demirel Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi'ne getirildi. İlk belirlemelere göre intihar ettiği ihtimali üzerinde duruluyor” diye yazdı.

Sosyal ve ekonomik destek reddedildi

Yaşananların ardından KaosGL.org Isparta’dan Tamara’yı tanıyanlara ulaştı. Tanıkların verdikleri bilgilere göre; Tamara, reşit olmadan önce Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı koruması altındaydı. Reşit olduktan sonra koruma sona erdi. Sosyal ve Ekonomik Destek Yönetmeliği gereği ‘yaş sınırı tamamlandıktan’ sonra sosyal ve ekonomik destek hizmetinden faydalanmak istedi. Ancak bu isteği ‘ikametgahı burada değil’ denerek reddedildi.

Yönetmelik ne diyor?

Yönetmeliğin ilgili 6. maddesinde şu ifadeler yer alıyor:

“MADDE 6 – (1) Sosyal ve ekonomik destek hizmetlerinden yararlanacaklar şunlardır:

***

c) Bakım tedbir kararlı iken yaş sınırlarını tamamlamaları nedeniyle, sosyal hizmet kuruluşlarından veya koruyucu aile yanından ayrılanlardan iş ve meslek edinme kursuna veya eğitimlerine devam eden veya bir iş ve meslek sahibi olamayıp desteklenmedikleri takdirde muhtaç duruma düşecek olan gençler.

***

(2) Çocuklar, sosyal ve ekonomik destek hizmetinden en fazla onsekiz yaşını tamamlayıncaya kadar yararlandırılır. Ancak onsekiz yaşından sonra ekonomik destek verilmesine aşağıdaki esaslar çerçevesinde devam edilebilir:

***

c) Bakım tedbiri kararı uzatılanlardan yükseköğrenime devam edenler ise yirmi beş yaşına kadar.

ç) Birinci fıkranın (c) bendi kapsamında olan gençlerden, iş ve meslek sahibi olamayan ve öğrenime devam etmeyenlere süreli ekonomik destek hizmetinden en fazla iki yıl süresince, ön lisans veya lisans eğitimine devam edenlere ise öğrenim süresi boyunca.”

“Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı sorumluları tespit etmeli”

Tamara’yı tanıyan ve Isparta’da yaşadıklarına şahit olan bir kişi şöyle dedi:

“Bu genç son üç aydır başka çaresi kalmadığı için hırsızlık yaparak hayatını sürdürüyordu. Sonrasında ne mi oldu? İşte medyanın iğrenç ve ötekileştirici dili, sosyal linç, zaten kimsesi ve sosyal direnci olmayan bu çocuğun intiharı ve ölümü.

“Bugün çok üzgünüm. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’ndan beklentim, bu süreçteki uygulama zorluklarını iyileştirmesi, süreçten sorumlu personel varsa sorumlusunun cezasının çekmesini sağlaması, cinsel yönelimi ve cinsiyet kimliği farklı çocuklar için uzmanlaşmış personel sayısını artırması.

“Ne kadar da yabancılaşmış şekilde yaşıyoruz dünyada. Birileri ölüyor, kayıtsızız.”

“Kimse çözüm üretmedi”

Isparta’dan bir başka tanık da, “Aç kalan insan başka ne yapabilir” diyerek Tamara’nın yaşadıklarını şöyle aktardı:

“Gecelerce sosyal hizmetler binasının bahçesinde yattı. Gidecek yer yok, yakını yok, iş yok, işveren de yok. Çünkü trans… Bu kadar kolay. Aç kalan insan başka ne yapabilir? Düşündüklerimi aktaramıyorum maalesef. Her gördüğümde içim acıyordu. Sonunun böyle olacağını bütün Isparta halkı biliyordu. Bütün kurumlar biliyordu. Kimse çözüm üretmedi. Çözüm bulmak isteyen bile kınandı. İnanın söylenecek hiçbir şey yok…”

“İntihar iddiası araştırılmalı”

Öte yandan Kaos GL Derneği’nden Umut Güner, kapalı bir kurumda ‘intihar ettiği iddiasının’ ivedilikle araştırılması gerektiğini söyledi. Medyanın nefret içeren yayıncılığını, hedef göstermesini de eleştiren Güner şöyle dedi:

“Medyanın hedef göstermesi, kullandığı nefret dili kabul edilemez. Gazetecilik etiğine aykırı bir yayıncılık izlendi. Yanı sıra gerek sosyal ve ekonomik destek talebine ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın gerek kapalı bir kurum olan cezaevinde ‘intihar iddiasına’ ilişkin Adalet Bakanlığı’nın sorumluluğu var. Her iki Bakanlık da derhal etkin bir soruşturma yürütmeli ve hem ihmali olanları tespit etmeli hem de ‘intihar’ iddiasını aydınlatmalıdır. Kaos GL Derneği olarak LGBTİ toplumuna ve sevenlerine baş sağlığı diliyor, bütün bu ihmal ve ihlaller sürecinde sorumlu olanların yasalar gereğince cezalandırılmasını talep ediyoruz.

“Kaos GL Derneği olarak özellikle sosyal hizmet kurumlarında lezbiyen, gey, biseksüel, trans ve intersekslerin yaşadıkları ayrımcılık konusunda sosyal hizmet uzmanlarının farkındalıklarını arttırmak için çalışıyoruz. Bu kapsamda özellikle yetiştirme sosyal hizmet kurumlarında kalan LGBTİ'lere destek olmak isteyen sosyal hizmet uzmanları ve diğer meslek elamanlarının bizimle iletişime geçmelerini istiyoruz.”