İnsan Hakları

Siyah Pembe Üçgen Seminerleri sona erdi

Perşembe, 16 Kasım 2017

Siyah Pembe Üçgen Derneği’nin “Sivil Toplum Örgütlerine ve Üniversitelere Yönelik Seminerler” programı tamamlandı.  

Siyah Pembe Üçgen’in psikoloji öğrencilerine yönelik geliştirdiği staj programının açık etkinliklerinden olan “Sivil Toplum Örgütlerine ve Üniversitelere Yönelik Seminerler” tamamlandı.  14 Ekim’de gerçekleşen ilk seminer Alsancak Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde gerçekleşti. İlk oturumda Siyah Pembe Üçgen Derneği’nden Erdem Gürsu “LGBTİ Kavramlar ve Doğru Bilinen Yanlışlar” sunumu ile temel kavramları tanıtıp, LGBTİ’ler hakkındaki sıkça sorulan soruları interaktif bir yöntemle yanıtlarken, ikinci oturumda Av. Nazan Sakallı Aktaş, “Türkiye’deki Toplumsal Cinsiyet Örgütlenmeleri ve Güncel Politikalar” sunumunu katılımcılarla paylaştı. Aktaş sunumunda feminizmi, dünyadaki ve Türkiye’deki tarihçesini, feminizmin dalgalarını ve günümüzdeki politik hedeflerini katılımcılara aktardı.

LGBTİ ve toplumsal cinsiyet alanını tanıtma amacı da taşıyan başlangıç seminerinin ardından 21 Ekim’de gerçekleşen ikinci seminer ise savunuculuk kavramına odaklanan bir temayı benimsedi. Yine Alsancak Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde gerçekleşen seminerin ilk oturumunda Av. Kerem Dikmen "LGBTİ'lerin İnsan Hakları Durumu” başlıklı sunumunu paylaştı. Dikmen, LGBTİ'lerin uluslararası insan hakları belgeleri ve anlaşmalar kapsamında ne gibi haklara sahip olduğundan ve Türkiye’deki mevzuatla, emsal davalardan bahsetti. Siyah Pembe Üçgen İzmir Derneği ile birlikte yasal takibinde bulunduğu davalardan süreçleri aktardı. Sunumun son kısmında çözüm önerilerine değinen Dikmen, yasalarda nasıl iyileştirilmeler yapılması gerektiği ve bunlar olmadığı takdirde nasıl ayrımcılıklarla karşılaşılabileceğini anlattı. Ayrıca ayrımcılık zemini, nefret söylemi, nefret suçları ve cinayetleri, haksız tahrik ve haksız fiil gibi tanımların yasalarda nasıl tanımlandığı ve nasıl yorumlanması gerektiğini aktardı.

Siyah Pembe Üçgen İzmir Derneği’nden Demet Yanardağ ise konuşmasına eski dönemlerden bugüne transların nasıl yaşamlar sürdüğünden bahsederek başladı. Sonrasında dünya tarihinden örnekler sundu. Sunumunun ikinci kısmında ise Türkiye'deki transların örgütlenme sürecini 80'lerden günümüze örneklerle anlattı. Son kısımda ise kendi deneyimlerinden de yola çıkarak aktivizm sürecinde karşılaşılan zorluklar, siyaset ve katılımcılık gibi konulara değinerek aktarımda bulundu.

Seminer dizisinin son etkinliği ise İzmir Büyükşehir Belediyesi Kadın Çalışmaları Şube Müdürlüğü, Kadın-Erkek Eşitliği Birimi ortaklığı ile 28 Ekim’de gerçekleştirildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Sosyal Projeler Binası’nda düzenlenen seminer ayrımcılık kavramını merkezine aldı. Prof. Dr. Melek Göregenli’nin gerçekleştirdiği “Cinsel Kimlik Temelli Ayrımcılık” başlıklı sunum iki kısımdan oluştu. İlk kısımda genel olarak ayrımcılığın nasıl oluştuğu, neye ayrımcılık denildiği ya da nelere ayrımcılık denilemeyeceği tanım ve örneklerle anlatıldı. Göregenli ayrıca, ayrımcılığın nasıl sistematikleştirildiğinden ve ideolojik bir hale geldiğinden ve ayrımcılık türlerinin nasıl birbirinden beslendiğinden bahsetti.

Sunumun ikinci kısımda ise seminere de ismini veren cinsel temelli ayrımcılık konusuna odaklanıldı ve seksizm ile heteroseksizmin nasıl temellendiği örnekler üzerinden anlatıldı. Seminer psikoloji lisans ve yüksek lisans öğrencilerinin yoğun katılımı ile gerçekleşti.

Bu seminer dizisi İsveç Uluslararası Kalkınma ve İşbirliği Ajansı (SIDA) ve Konak Kent Konseyi Eşitlik Meclisi'nin desteğiyle gerçekleşmiştir.