Kültür Sanat / Müzik

Zeki Müren

Pazartesi, 25 Eylül 2006


“Bütün bunları Zeki Müren yaşamadı mı? Pek çoğunu yaşamamış olsa bile, bilmiyor mu? Bugün ortaokul ve lise öğrencisi eşcinsel gençlere, "top", "homo"nun yanı sıra kendi adının da bir küfür olarak -"Zekiii"- yöneltildiğini bilmiyor mu? Peki, nasıl açıklanır bu durum? Benim aklıma "köle ruhu"ndan başka bir şey gelmiyor.” gay’e efendisiz’in kaleminden, arşivden…

KAOS GL

gay’e efendisiz

Bu memlekette Zeki Müren'i tanımayan eşcinsel var mıdır, bilemiyorum. Pek çok arkadaştan da dinledim: Yıllarca kendisi gibi birini bulamadıkları için kendisinden başka bir Zeki Müren bir de Bülent Ersoy'un olduğunu ve başka birinin olmadığını düşünmüşler. Bu milletin en çok sevdiği sanatçıların başında gelir Zeki Müren. Kendisi bir eşcinseldir! Diğer en çok sevilen bir sanatçı ise Bülent Ersoy'dur. O ise bir transeksüeldir! En çok sevilen iki sanatçıdan birinin eşcinsel diğerinin transeksüel olmasından hareketle, söz konusu hayranlığın, sosya-kültürel ve sosyo-psikolojik çözümlemesini yapmaya kalkışmak gibi bir niyetim bulunmuyor. Zeki Müren'in son günlerde gerçekleştirdiği iki bağışa değinmek istiyorum.

Zeki Müren, iki vakıf'a muazzam miktarlarda bağışta bulundu. (Gerçi, Türkiye'nin içinde bulunduğu ekonomik süreçte çok da büyük bir miktar sayılmazmış. Tabi miktarın bizim açımızdan bir önemi bulunmuyor.) TED Vakfı'na ve Mehmetçik Vakfı'na olmak üzere yüzer milyar bağış gerçekleştirdi. Büyük olasılıkla vasiyetini de hazırlamıştır. Kilosunun çok artması ve sağlık durumunun kötülemesi sonucu -eh, yaşı da gelmiştir herhalde!- belki de yakın zamanda "beyaz kanatlı bir martı" gibi uçup gidecektir bu dünyadan. Yine de Allah geçinden versin ama bir gün öldüğünde, "toprağı bol olsun" demek için kendimi fazlasıyla zorlamam gerekecek!

Zeki Müren'in yüzer milyarlık bağış yaptığı kurumlardan biri EĞİTİM diğeri ise ORDU! Bir eşcinselin, hele hele bir erkek eşcinselin, bu iki kuruma ne gibi bir "borcu" olabilir? Bir eşcinseli sancılayan, yaralayan, aşağılayan, hayatı ona zehir eden ve belki de intihara kadar sürükleyebilen bir başka kurum var mıdır? Bu iki kuruma bağış yapan bir eşcinsel nasıl bir vicdana ve nasıl bir ruh haline sahiptir?

EĞİTİM Kurumu, eşcinselliğin inkarı üzerine kurulmuştur. Eşcinsel bireyi yadsır. İnsanı küçük yaştan kıskacına alan bu kurum, onun eşcinsel olabileceğine olasılık bile tanımaz ve önceden ve dışarıda saptanmış kalıpları dayatır. Eğitim Kurumu için eşcinsellik, Gelişim Psikolojisinde bir 'sapma', seksüel patoloji'de ise bir 'hastalık'tır. Eğitim Kurumu eşcinselliği, heteroseksüel toplumsallaştırma ile yok etmeye çalışır. Eşcinsel birey, buna direnebilirse, onu dışlar ve aşağılık bir durum olarak gösterir. Hayatın en güzel yıllarını eşcinsellere zehir eder; heteroseksüel toplumsallaştırmada "başarılı" olan insanların devreye girmesiyle de eşcinselleri okulda, sokakta ve hayatın her alanında tecrit eder.

Hiç olasılık tanımamakla birlikte başka şeyler de akla gelebilir. Huysuz Virjin'in heteroları aşağılaması ve onlara küfretmesi gibi Zeki Müren de toplumdan öç alıyor olabilir mi? "İstersem hepinizi satın alırım!" Sanmıyorum ve eksik olsun! Üstelik kapitalist toplumda paranın nereden ve nasıl geldiğinin hiç önemi yoktur.

ORDU Kurumu ise "erkeklik"i yüceltir ve kadınlığı ve kadınsılıktan hareketle "ibneliği" sürekli aşağılar. Bir eşcinselin Ordu'da, bok böceği kadar değeri yoktur. Üstelik Ordu, bir eşcinsel için, eşcinsel olarak ulaşması mümkün olmayan bir lütuftur. Eğer Eğitim Kurumu başarılı olamadıysa, Ordu bir başka yol dener. Eşcinseli insan yerine koymaz (erkek ise hiç değildir!) aşağılar. Eşcinselin ruhuna ve kişiliğine saldırır. Hakaret eder, değersizleştirir.

Bütün bunları Zeki Müren yaşamadı mı? Pek çoğunu yaşamamış olsa bile, bilmiyor mu? Bugün ortaokul ve lise öğrencisi eşcinsel gençlere, "top", "homo"nun yanı sıra kendi adının da bir küfür olarak -"Zekiii"- yöneltildiğini bilmiyor mu?

Peki, nasıl açıklanır bu durum? Benim aklıma "köle ruhu"ndan başka bir şey gelmiyor. Kölenin efendisi ile olan bu rezil ilişkisi, midemi bulandırıyor. Heteroseksist sömürgeci güçler, onu her zaman 'gülümseyerek' anacaklar! Acı çeken genç eşcinsellerin ve tek başına kalmış yaşlı eşcinsellerin, onu hiç de iyi anacaklarını sanmıyorum. (Gullüm'lerde belki!)


Kaynak: Haziran 1996, Sayı 22



*Konuyla ilgili diğer haberler:

Zeki Müren için yuvarlak masa!

Zeki Müren Öldü, Ya Homofobi?

Sanem Akay'a Teşekkürler

Bu Aşk Senden Daha Eski